"Dizinin sinopsisini mi istiyorsunuz? Karşılaştırma yapmak daha iyi olur sanırım. Çünkü sinopsis kulağa berbat geliyor. Sinopsis şu: Kamu hizmeti yapan beş gence çılgın bir elektrik buz fırtınası çarpıyor ve bu gençler süper güçlere sahip oluyor. Bunu insanlara söyleyince de tabi 'Cidden mi?' gibi bir tepki alıyorsunuz." - Robert Sheehan
"İnsanlar diziyi biraz Heroes biraz da Skins'e benzetiyorlar ama ben açıkçası ikisiyle de pek ortak nokta görmüyorum." - Lauren Socha
Yukarıdaki sözler bu sene BAFTA'da "En İyi Drama" ödülünü almış Misfits'in iki oyuncusuna ait ve açıkçası onların BBC'nin Friday Night with Jonathan Ross'ta "Diziden biraz bahseder misiniz?" sorusuna verdikleri bu cevaplar şu an dizinin adını hiç duymamış çoğunluğa dizi severlerinin diziyi özetlemekten kaçınışının başlıca sebebi de aslına bakarsanız. Çünkü Misfits, konu olarak çok bilindik ve Heroes, X-Men, Smalville gibi projelerde enine boyuna işlenmiş bir ana malzemeyi kullanıyor, yani sebebi fantastik ya da genetik bir duruma dayanan güçler ve bu güçlerle dünyayı kurtaran, ya da yaşamaya çalışan bir grup topluluğun maceraları. Kulağa gerçekten de çok can sıkıcı geliyor ve ister istemez "Bu kadar 'iyi' örnekleri hali hazırda varken bir yenisini daha neden izleyeyim ki?" sorusunu sorduruyor insana. Ben bu yazımda asıl o çok büyük örnekleri bırakıp neden Misfits izlemeniz gerektiğini dizinin çok büyük bir hayranı olarak sizlere elimden geldiğince, her ne kadar malum sebeplerden ötürü gönülsüz olsam da, diziyi de tanıtarak açıklamaya çalışacağım :) Ancak madem Amerikan benzerler üzerinden karşılaştırma yapmadan herhangi bir TV projesini tarif edemeyecek kadar Amerikan TV kültürüyle yoğrulmuş durumdayız, Misfits'in kısmi Amerikan benzerine öncelikle bakmakta fayda var.
Heroes'un Amerika'da yayınlanmaya başladıktan birkaç ay sonra Türkiye'de de yayınlanmaya başladığı dönemde arkadaşlarımla diziyi izlerken çok heyecanlandığımızı hatırlıyorum. Özellikle de ilk bölümlerde her ne kadar X-Men'e çoğu açıdan çok benzer bir şey izlediğimizin hepimiz farkında olsak da o dönemde Lost kadar "büyük" ve cliffhanger dolu başka bir dizi daha takip etmek hepimizi çok heyecanlandırmıştı ve bu heyecan ve "büyük" proje izlenemenin gazı da başladığı gibi çabucak sönüverdi. Daha ilk sezonun ortalarına doğru derece komik Hiro karakteri dışında diğer karakterlerin fazlaca dramatik öyküleri ve oyuncuların gereksiz ciddi dolayısıyla -kötü anlamda- komik oyunculukları aramızda dalga konusu olmaya başlamıştı bile. Bir de bunun üstüne X-Men'den ezber edindiğimiz dünyayı kurtarma meselesi eklenince benim gibi konuya "fantastik olsun taştan olsun" şeklinde yaklaşanlarımız bile 2. sezonun sonunu zor getirdik, sonra da aramızda dizinin esamesi okunmaz oldu. En son da yaklaşık bir ay önce iptal edilen diziler arasında dizinin adını okuyunca hiç şaşırmadım, bahsettiğim arkadaşlara söylediğimde de hepsinin tepkisi "isabet olmuş" oldu. Diziyle ilgili eleştirel olarak söyleyebileceğim her şey de benim ve arkadaşlarımın dizeyle ilgili tavrının değişim sürecinde bulunuyor aslında. Tabi ki sonuna kadar, yani 4. sezonun sonuna kadar, takip etmediğim ve yayınlandığı süre dışında açıp herhangi bir bölümü izlemediğim için, en azından hikaye gelişimi açısından diziye ve severlerine haksızlık etmek istemem ama, bir projeyi uzun vadede izlenir kılan orijinallik meselesi açısından izlediğim sezonlarda çok vasattı Heroes ve özellikle de bu sebeple büyük potansiyeline rağmen kendi kendini tüketti. Ayrıca, kendinden önce gelen projeleri kendi içinde "tanımaması" ya da onlara referansta bulunmaması diyelim, orijinallik açısından bu kadar yetersiz bir proje için bence bir tür "kendini fazla ciddiye alma" göstergesi idi ki bu her türlü proje için her zaman ciddi bir risktir. Eğer çok işlenen bir meseleyi bir janr içinde yeniden tanımlamıyorsanız, yani masaya yepyeni bir şey koymuyorsanız, elinize yüzünüze bulaşabilir. Heroes da ne yazık ki bunun yakın zamanda karşımıza çıkan en büyük örneği.
Misfits castı ve yapımcıları BAFTA ödül töreninde. Misfits'e dönersek ise, Misfits masaya bence tamamen yeni bir şey koymasına, yani bir kere en baştan çeşitli suçlar sebebiyle kamu hizmeti yapmak zorunda kalan, dolayısıyla da bir nevi azınlık olarak görülebilecek 5 gencin bir fırtına sonrası kazandığı güçlere odaklanmasına rağmen, kendi içinde kendinden önceki projelere selam çakmamazlık etmiyor. En sevdiğim karakterlerden biri olan Simon dizinin bir bölümünde kendisi gibi suçlu arkadaşlarına dönüp "Ya bizim süper kahraman filan olmamız, dünyayı kurtarmamız gerekiyorsa?" diyor, bunun üzerine de bir diğer favorim Nathan'dan "Nasıl hastalıklı bir dünyada böyle bir şey mümkün olabilir ki? Öyler şeyler Amerika'da olur, bence bu bir-iki haftada geçip gidecek bir şey." cevabını alıyor. Günümüzde böyle bir referansta bulunmadan, yani bir şekilde bir meta-fiction öğesi kullanmadan nasıl bir gerçekçilik iddiasında bulunabilirsiniz ki zaten? Dahası Misfits karakterlerinin güçleri her birinin kendilerine dair en zayıf buldukları noktalardan doğuyor. Her zaman insanların kendisi hakkında ne düşündüğünü fazlaca önemsemiş Kelly insanların düşüncelerini okumaya başlıyor mesela, ya da hep dışlanmış asosyal Simon görünmez oluyor. Bunlar kanon içinde kendine yer edinebilecek güçler ama çok daha orijinalleri de var. Seks bağımlısı Alisha'ya dokunan herkes, cinsiyet yaş vs farketmeksizin onunla birlikte olmak istiyor mesela. Dizinin ana karakterlerinin dışına da yayılan çok daha komik ve enteresan "güçler" de var ama onları da siz keşfedin bence, dizinin süprizini daha fazla kaçırmayayım. Kısacası bu tür projelerde karşımıza çıkan "güç" meselesine de dramatik olmayan yepyeni bir bakış açısı da söz konusu. Misfits'te fırtınayla birlikte ortaya güçler güçten çok bir nevi lanet aslına bakarsanız ve biz bu durumu toplumun olup olabilecek en kıyısından, en komik ve orijinal tarafından izliyoruz. Karakter gelişimleri ve karakterlerin içinde bulundukları durumlar da yine böyle bir hikayede genellikle karşımıza çıkmayacak türden, karakterler kendilerini kurtarmak için cinayet işliyor, şiddet kullanıyor. Bu da görmeye alıştığımız "kahraman" davranışından çok farklı bir görüntü ve bunların da hiçbiri gereğinden fazla ciddiye alınmıyor ve dizinin tonunun dışına asla çıkmıyor. Yine İngiliz dizilerinde daha açık seçik ve cesur olarak karşımıza çıkan cinsellik, uyuşturucu kullanımı, suç ve küfür meseleleri Misfits'te de var ve bunlar da bence dizinin gerçekçiliğine katkıda bulunan öğeler ve Amerikan TV kültürüne alışık izleyiciler için orijinallik unsurlarına dahil edilebilecek meseleler.
Toparlamak gerekirse, Misfits süper kahraman serilerine yepyeni bir soluk katan, ileride türünün içinde yayınlanmış sadece 6 bölümüyle bile kült olarak görülmeyi garantilemiş çok kaliteli ve orijinal bir proje. Oyunculardan çok söz etmedim ama Skins'le ilgili yazımda da bahsettiğim gibi Birleşmiş Krallık'tan çıkan, ileride adını çok duyacağımız bir grup oyuncu var, bu oyuncuların da bir kısmı şimdiden Amerikan pazarını ele geçirmiş durumda. Misfits oyuncuları da o pazara rahatça girecek kalibredeler. Dizinin 6 bölümlük ilk sezonunu internetten kolayca edinebilirsiniz, 2. sezon için çekimler de başlamış durumda ve önümüzdeki sonbaharda e4'te yayınlanmaya başlayacak. Neyse ki Skins'in başına gelen Amerikan versiyonu felaketine de henüz uğramış değil, dolayısıyla elinizi çabuk tutun!
Toparlamak gerekirse, Misfits süper kahraman serilerine yepyeni bir soluk katan, ileride türünün içinde yayınlanmış sadece 6 bölümüyle bile kült olarak görülmeyi garantilemiş çok kaliteli ve orijinal bir proje. Oyunculardan çok söz etmedim ama Skins'le ilgili yazımda da bahsettiğim gibi Birleşmiş Krallık'tan çıkan, ileride adını çok duyacağımız bir grup oyuncu var, bu oyuncuların da bir kısmı şimdiden Amerikan pazarını ele geçirmiş durumda. Misfits oyuncuları da o pazara rahatça girecek kalibredeler. Dizinin 6 bölümlük ilk sezonunu internetten kolayca edinebilirsiniz, 2. sezon için çekimler de başlamış durumda ve önümüzdeki sonbaharda e4'te yayınlanmaya başlayacak. Neyse ki Skins'in başına gelen Amerikan versiyonu felaketine de henüz uğramış değil, dolayısıyla elinizi çabuk tutun!




