25.5.10

İngiliz Gençlik Dizileri Amerikan Gençlik Dizilerine Karşı, Round 1: Skins vs Gossip Girl

,

skins 1. jenerasyon

Konu sinema-televizyon olunca Amerikan popüler kültürünün dünya popüler kültürü üzerindeki etkisi her zaman Avrupa'nınkine nazaran daha baskın olmuştur. Dolayısıyla da yurdumuz gençleri yabancı gençlik dizisi deyince önce Amerikan dizilerini bilir, benim de dahil olduğum 80ler sonunda doğmuş jenerasyon Dawson's Creek'le büyümüştür mesela. Bu dizilerin genelde salya sümük aşk temaları vardır, tüm karakterler birbirleriyle mutlaka en az bir kere sevgili olur, bunun üzerine aile draması da eksik olmaz, uyuşturucu ve alkol yerden yere vurulurken, özel olacak sevgiliyi "beklemek" yüceltilir vs vs. Bu saydıklarım her ne kadar şimdi kulağa kaka gelse de en popüler, ulaşılır olan olması dolayısıyla ya yaş grubunuza hitap ettiğinden ya da boş vakitten size bir şekilde kendini izlettirir, izlettirmeye de devam ediyor. Eskiden Dawson's Creek vardı, şimdi de ultra zengin liseli gençlerin entrika dolu hayatlarını konu alan Gossip Girl var. Bu diziler ayrıca 20lerinin başlarında, yani rolleri için yaşlı, aşırı güzel & çekici oyunculardan oluşuyor ve karakter kurulumları olarak yeni hiçbir şey vaad etmiyorlar. Tabi ki çok başarılı tarafları da vardır, ancak ben bu yazıda bu negatif özelliklerden yararlanarak çok özgün ve çok başarılı bir İngiliz dizisi olan Skins'i tanıtmaya çalışacağım sizlere.

Skins ocak 2007'den beri E4'te yayınlanan ve Bristol'de çekilen bir gençlik dizisi. 9 ana karakterin college yıllarını (bizdeki sistemde lisenin 3. ve 4. yılına denk gelen yıllar bunlar) işleyen bu dizi yayınlanmaya başladığından beri aldığı övgü kadar (dizi İngilizlerin Oscar'ı sayılan Bafta ödüllü aynı zamanda) kişilik problemleri, uyuşturucu ve alkol kullanımı, işlevsiz ebeveyn figürleri gibi temalarıyla yerden yere de vuruluyor. Bu kadar tartışılmasına rağmen dizinin aralarında Amerikalıların da bulunduğu ancak çoğunluğunu Avrupalılar'ın oluşturduğu büyük bir takipçi kitlesi var. Peki bu diziyi Amerikan yapımı Gossip Girl'le ortak paydalarda buluştursa da ondan üstün kılan, kısacası özgün ve izlemeye değer hale getiren özellikleri neler?

skins 2. jenerasyon

  • Dizi karakterlerin college yıllarından oluşuyor demiştim, bu da sadece 2 seneye denk düşüyor, buna çözüm olarak her 2 yılda bir cast'ı tamamen yeniliyor dizi. Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Çok riskli görünen bu karar dizinin asıl çizgisini ve tutarlılığını koruyan en önemli etmen aslına bakarsanız. Karakterler asla eskimiyor, dizinin hiçbir hikayeyi bağlamak gibi bir kaygısı hiçbir zaman olmuyor ve size de gençlik dizisi mi öğleden sonra kuşağından bir pembe dizi mi izlediğinizi sorgulatmıyor. İlk cast'a 1. jenerasyon, ikinci cast'a da 2. jenerasyon adı veriliyor, 3. jenerasyon için casting çalışmaları hala devam ediyor.
  • Dizi 4. sezonunu bitirdi ve şimdiye kadar 18 başrol oyuncusu değiştirdi. Her bölüm tek bir karaktere odaklanıyor ve diğer karakterler de onun öyküsüne dahil oldukları ölçüde bölüme dahil oluyorlar. Sezon başında ya da sonunda tüm karakterleri içeren bir "herkes" bölümü oluyor.
  • Bütün oyuncular 16-18 yaş aralığında, hatta casting aşamasına dahil olmak için bu yaş kriterini tutturmak gerekiyor. Bu da en başta sözünü ettiğim, 16 yaşında rolünü oynayan 20lik hatta bazen 30luk oyuncuların düştüğü komik durumdan kurtarıyor seyirciyi. Ayrıca, oyuncular arasında tipik "Hollywood" standartlarında güzel olanlara rastlansa da kimse biraz önce güzellik salonundan çıkmış ya da ağırlık kaldırma şampiyonasında birinci olmuş gibi görünmüyor.
  • Aralarında daha önce oyunculuk yapmış olanlar olsa da oyuncuların -ve hatta yazarların- çoğu amatör. Bu da izlediğiniz oyunculuklara ve hikayelere hiç beklemediğiniz bir özgünlük katıyor.
  • Amerikan dizilerinden farklı olarak İngiliz dizilerinin türlerine göre -mesela dram ise 13, komedi ise 6- sezon içindeki bölüm sayıları değişiyor. Skins'in de tahmin edebileceğiniz üzere bir sezonu 13 bölümden oluşuyor.
  • Dizi oyuncuların CVlerine katkısının yanı sıra, sonradan büyük Amerikan pazarında da patlamış Dev Patel (Slumdog Millionairre, The Last Airbender), Nicholas Hoult (A Single Man), Jack O'Connel (This is England) gibi oyuncular da yetiştirmiş.


Dizinin Gossip Girl ile ortak noktalarına gelince..Skins de en az Gossip Girl kadar dramatik bir dizi, ama bu dramatize durum entrika ya da giyim-makyaj-sosyal statü gibi yüzeysel katmanlarda değil, beslenme / karakter bozuklukları, cinsel tercih, uyuşturucu, ölüm, cinsellik, sorumsuz ebeveynler gibi gençleri birebir ilgilendiren, kısacası daha gerçekçi katmanlarda kendini gösteriyor. Yine Gossip Girl'de olduğu gibi çok büyük bir "parti" kültürü söz konusu Skins'te, ama ondan farklı olarak size ne ahkam keserek "bunlar boş işler" diyor, ne de büyük bir gerçeklik yakalama çabası var. Skins hiçbir konuda ahkam kesmiyor aslına bakarsanız, sadece konu edinmekle yetiniyor. Karakterler sorunlarını 16 yaşındaki gençler gibi çözüyor, ya da görmezden geliyorlar, hiçbir karakterler arası karşılaşma yüceltilmiyor, performanslar abartılmıyor. Ve de bu kadar dram odaklı hikayelerin içinde Gossip Girl'de ya da herhangi bir Amerikan dizisinde asla karşınıza çıkmayacak bir ironik karakter komedisi söz konusu Skins'te. Uzun zamandır popüler kültüre hitap etmeyi amaçlayan bir projede bu kadar tikel ve komik karakterlerle karşılaşmamıştım. Diziyi özgün kılacak oyuncuların yaşı-oyuncu değişimi-amatör oyunculardan oluşması gibi faktörlere bir yenisini ekliyor bu komik unsur. Özellikle 1. jenerasyonda ön plana çıkan bu durum dizinin dramatik içeriğini de çok iyi dengeliyor aynı zamanda.
Kısacası Skins, Gossip Girl gibi Amerikan gençlik dizilerinin devamlı kendini tekrar eden formüllerinden, gözünüze gözünüze sokulan ahlak derslerinden bıkmış ya da sadece orijinal bir televizyon ürünü izlemek isteyenler için ideal.

Round 2 "Heroes vs Misfits" başlıklı olacak :)

Şöyle de kötü bir haberle bitireyim yazımı: Dizinin Amerikan versiyonu için MTV çekimlere başlamış.

11 yorum to “İngiliz Gençlik Dizileri Amerikan Gençlik Dizilerine Karşı, Round 1: Skins vs Gossip Girl”

  • 26.5.10
    Dee Makeup says:

    Harika bir inceleme yazısı olmuş. Dawson's Creek ve The OC izleyerek büyümüş biri olarak, lise yıllarını ve gençlik dramlarını çoktan atlatmış olsam da Gossip Girl'ü izliyorum :)
    Amerikan yapımı gençlik dizilerinin bu kadar izlenmesinin bir diğer nedeni de, ne kadar aksiyon ve entrika içerse de insanı yormaması, düşündürmemesi, üzmemesi.
    Skins'e mutlaka bakıcam. Çok teşekkürler :)

  • 26.5.10
    Mert says:

    Cast olayının değişmesi iyiymiş baya. Aynı karakterlerle devam edicez diye bin tane klişe senaryo güzellemesi izlettiriyorlardı.

    O Misfits'ten bi 4-5 bölüm falan izlemiştim, heroes'ta olmayan cinsellik vardı onda. Neyse onu o postta yazarım.

    Bi de bu denyo Amerikalılar güzelim Coupling'i de uyarlayıp Amerikan Coupling'ini çekmişti. Çok acıklıydı halleri.

  • 27.5.10
    ucucaparklar says:

    sayın mert bey,
    benim için en favori bolahenk sokak okuru sizsiniz, vallahi bak.

  • 27.5.10
    Mert says:

    hehe teşekkür ederim.
    Sokağa yan mahalleden gelip duvarlara yazı yazıp kaçan arsızlar gibi hissediyorum kendimi aslında =)

  • 27.5.10
    sibel says:

    @dee: kesinlikle katılıyorum, biraz da vakit öldürmek ve kafa yormamak için izliyoruz çoğu şeyi aslında. gossip girl'ü ben de izliyorum ve izlerken de çok eğleniyorum :D ama işte skins gibi daha orijinal ve en az diğerleri kadar kendini izleten bir şeye denk gelince insan mutlu oluyor ister istemez çünkü biz her ne kadar o yaşı çoktan geçmiş olsak da TVden çok etkilenen bir yaş grubu var bu dizileri takip eden.

    @mert: ingiliz dizileri genel olarak her anlamda daha grafik, skins de misfits gibi o açıdan. misfits'i bayaa seviyorum ben, hepsini izle mutlaka, 6 bölüm filan zaten. çok şahane :) onu da daha ayrıntılı konuşuruz yazısını yazınca zaten.

  • 27.5.10
    Chilek says:

    Güzel bir irdeleme olmuş, ellerine sağlık:)

  • 27.5.10
    sibel says:

    çok teşekkür ederim :)

  • 16.8.10
    Çavlan says:

    bayıldım bu yazıya :)

  • 27.8.10
    sibel says:

    teşekkür ederim çavlan :)

  • 5.12.10
    S!NCE says:

    Skins olağanüstü bir seyir. Müzikleri, karakerleri ve gerçekçiliği ile.
    Amerikan gençlik dizileriyse, tamamen senaryodan ve kurgudan ibaret. Ve birbirlerinin neredeyse aynısı, örneğin, The O.C. ve Gossip Girl. Yaratıcıları bile aynı.

  • 15.6.12
    Adsız says:

    ben skins gibi bir dizi arıyorum fakat bulamadım. bana bir dizi önerebilecek var mı?

 

BOLAHENK SOKAK Copyright © 2011 | Template design by O Pregador | Powered by Blogger Templates