çiçekçi kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiçekçi kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.3.12

Ağlayan Kalp (Dicentra Spectabilis)

,
Mart ayına veda etmeden sizleri romantik bahçelerin göz alıcı çiçeklerinden Ağlayan Kalp ile tanıştırmak istedim. Sadece bu ayda dikebileceğiniz Ağlayan Kalp adından da anlaşıldığı gibi kalp şeklinde çiçekleri ve kalplerden damlıyormuş gibi uzanan taç yapraklarıyla oldukça hoş görünen bir bitkidir. Pembe, beyaz, sarı ve kırmızı renkli türleri olan Ağlayan Kalp çok yıllık otsu bitkiler grubuna dahildir.
İthal edilen türleri olduğu gibi yurdumuzda da yetişen türü “dicentra spec” bulunur. Mayıs ve Haziran aylarında çiçeklerini açan Ağlayan Kalp ne yazık ki havalar iyice ısınmaya başladığında bahar mevsimindeki canlılığını kaybetmeye başlar. Direk güneş alan yerlerden çok yarı gölge ortamlara dikilmesi tavsiye edilir. İster tohumdan ister kökünden bölerek çoğaltmak mümkündür. Kökünden bölmek bana çok daha kolay geliyor, eğer sizin de tercihiniz bu yönde olacaksa Mart ayında bu yöntemi kullanabilirsiniz.
Tohum tercih edecekseniz yapı marketlerden ve seralardan temin edebilir ya da mevcut çiçeğinizin çiçeklenme dönemi bittikten sonra çiçekten alınan tohumları kullanabilirsiniz.
Saksıda kolayca yetiştirebileceğiniz Ağlayan Kalp, tercihen bol humuslu ve geçirgen topraklarda çok daha mutlu olacaktır.

27.3.12

Bahçemin Yeni Misafirleri

,
Güzel bir balkon/bahçe keyfi için Mart ve Nisan aylarında yapılan hazırlıklar çok önemlidir. Bu ayda atılan temellerle yaz ve hatta sonbahar ayları boyunca balkonunuzda ya da bahçenizde rengârenk çiçekler içinde soğuk ve iç karartıcı geçen kış aylarının acısını çıkarabilirsiniz.
Uzun bir aradan sonra bahçe severlerin ilgisini çekebileceğini düşündüğüm bu yazımla bloğumuza geri dönmek çok keyifli. Umarım siz de Mart ve Nisan ayları boyunca bahçenizi baştan yaratmak için vereceğim önerileri yararlı bulur, yazımı severek okursunuz.
Her bitkinin tohum ekme ve dikme ayları farklılık gösterse de çoğunlukla bahçe severlerin en yoğun çalışmaları gereken ay Mart ve Nisan aylarıdır. Hal böyle olunca bu aylarda seralardan, çiçek ve tohum pazarlarından alınabilecek en güzel bitkilere hep beraber göz atalım. Odunsu, Otsu ve Çalı başlığı altında üç bölüme ayırdığım çiçekleri siz de kolayca bulabilir, isteğe göre vereceğim bilgiler doğrultusunda bahçenizde misafir edebilirsiniz.
Odunsu Çiçekler: Acemborusu, Beyaz Yasemin, Hanımeli
Otsu Çiçekler: Aslanağzı, Bahçe Vanilyası, Begonya, Çin Karanfili, Hatmi, Itır, Kala, Kasımpatı, Katırtırnağı, Glayöl, Küpe Çiçeği, Mercan Çiçeği, Petunya, Sardunya, Süsen, Şakayık, Turuncu Zambak, Yer Açelyası, Yıldız Çiçeği, Acı Bakla, Afrika Zambağı, Ağlayan Kalp, Bahar Yıldızı
Çiçekli Çalılar: Lavanta, Biberiye
Yukarda gördüğünüz üzere liste çok uzun olduğundan ben önceliği en sevdiklerime vermeyi planlıyorum, sizlerin de merak ettiği çiçekler varsa onları bana iletmeniz beni çok mutlu eder.

Benim her daim en favori balkon çiçeğim çok dayanıklı olduğundan Sardunya’dır. Sardunya yetiştirmek istiyorsanız daha önce yazmış olduğum yazıma göz atmanızı öneririm.
Hanımeli (Lonicera Caprifolium)
Bana babaannemin bahçesini hatırlatan, çok güzel kokulu Hanımeli çiçeği listemin ikinci sırasında yerini alıyor. Şubat ve Mart aylarında dikimini yapabileceğiniz Hanımelleri en çiçekli dönemlerini Temmuz ve Ağustos aylarında geçirirler. Mart ayının son günlerinde olmamız sebebiyle bu çiçeğin dikimini yapmak isteyenlerin ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.
Her cins toprağa ekilebilen Hanımelleri direk güneş gören veya yarı gölgelik alanlara ekilebilir. Pembe, beyaz ve sarı renklerde çan şeklinde çiçekler açan hanımelleri çok hoş kokulu ve yenilebilen nektar üretmeleriyle de bilinirler. Portakal çiçeğini andıran bu güzel bitkiyi tırmanıcı özelliği sebebiyle bahçe girişlerine, pergola ve duvar üzerlerini kaplayabilecek şekilde dikmek güzel bir görüntü verir.
Tohumla üretimi zor olduğundan, çelikle üretimi tercih etmeniz daha iyi sonuç verecektir. Bunun için genç fideleri seçip, gerektiğinde ölü saplarını temizleyerek bakımını yapabilirsiniz.
Soğuğa dayanıklı bir bitkidir. Çok sıcak havalarda böceklenme görülebilir, bu gibi durumlarda sabah ve akşam bir pompa yardımıyla sabunlu su püskürtmek işe yarayacaktır. Çoğu bitki gibi akşamüstü, gölgeli ortamlarda sulanması tavsiye edilir.
Aslanağzı (Antirrhinum)
Arsız bitkilerden hoşlanıyorsanız Aslanağızlarını çok seveceksiniz. :) Eylül ve Mart aylarında tohumla üretilen Aslanağzını bahçenize kolayca ekebilir sonra yaz boyunca arsızca çoğalıp renk renk çiçekler vermesini seyredebilirsiniz. Aslanağzı gibi tohumdan üretilen bitkiler kolayca Koçtaş ve Bauhaus gibi yapı marketlerde bulunabilir.
Otsu bir bitki olan Aslanağzı yıllık, iki yıllık gibi farklı ömürlü türlere sahip olduğundan tohumları alırken bu konuda bilgi edinmenizde fayda var. Kırmızı, sarı, mor, pembe gibi bir sürü güzel renkte açan bu hoş kokulu çiçek özellikle toplu halde ekildiğinde oldukça zengin bir görüntü verir. Uzun boylu olan türü bahçelerde, kısa boylu olan türü balkonlarda tercih edilmelidir.
Güneşli havayı seven Aslanağzı tercihen geçirgen, kireçli ve kumlu topraklarda daha sağlıklı olacaktır. Yaz aylarında toprağın bir iki sefer gübrelenmesi daha büyük ve kokulu çiçek açmalarını sağlayacaktır.
Biberiye (Rosmarinus Officinalis)
Bu yazımın kapanışını çok çok sevdiğim Biberiyeyle yapmak istiyorum. Güzel kokusu, dört mevsim koruduğu yeşilliği ve özellikle et yemeklerimin vazgeçilmez aroması olduğu için bir ömür balkonumda yerini koruyacak bir bitki Biberiye. Egelilerin hem yemeklerde hem de bahçe kenarlarını çevrelemek için sıkça kullandıkları bu ucuz süs bitkisi, pek çok sosyetik için küçük paketlerde 5-6 TL verilerek satın alınan bir tür baharat. Aslında küçük paketine o kadar para vermek yerine balkonda bir saksı içinde dört mevsim yetiştirmek, kopartıp kopartıp yemeklerde taptaze kullanmak çok daha kolay.
Budanmadan bırakıldığında boyu 1-2 metreye kadar uzanan bir çalı türü olarak da bilinen Biberiye, Haziran ve Temmuz aylarında açtığı küçük mavi çiçekleriyle çok da sevimlidir. Bitkiden budanan genç sürgünlerin Şubat ve Mart aylarında toprağa daldırılmasıyla üretimi yapılır. Bu genç sürgünler çok bol olmamak kaydıyla düzenli sulandığında hemen tutacaktır.
Kış soğuklarına karşı dayanıklı bir bitki olan Biberiye sağlığa da oldukça faydalıdır. Taze olarak tüketilebileceği gibi birçok aktarda masaj yağı olarak bulmak da mümkün.
*Kan dolaşımını hızlandırır. Kılcal damarları açar.
*Karaciğeri tedavi eden bitkilerin başında gelir.
*Biberiye yağı, kanser tümörlerinin ve vücuttaki yağ bezelerinin zamanla eriyerek kaybolmasını sağlar.
*Yoğun aromasıyla sinirleri uyarır ve güçlendirir.
*Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek yendiğinde) yardımcı olur.
*Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
*Safra salgısını artırır.
*İdrar söktürücüdür.
*Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler. İyi bir adet söktürücüdür.
*Etkili bir toniktir.
*Kas ağrılarını hafifletir.
*Romatizma ağrılarını azaltır.
*Burkulma ve eziklerde iyileştiricidir.
*Saç diplerindeki bezleri uyarır. Erken saç dökülmelerini önler

8.7.10

Günebakan/Ayçiçeği (Helianthus annus)

,

Uzun süredir ihmal ettiğim bitki-çiçek yazılarıma, aslında söz verdiğim gibi Mor Salkım ile devam etmem gerekirdi ama ne yazık ki Mor Salkım’ların en güzel dönemini kaçırdığımız için Haziran sonu Temmuz başı çiçeklenmeye başlayan Günebakan’lar ile Çiçekçi Kız yazılarıma geri dönüyorum.


Çiçekçilere kıyasla sokak satıcılarında daha sık karşımıza çıkan Günebakan’ları hevesle satın alanlar, sıcak havanında etkisiyle boynunu büken çiçeklerinin yasını tutmak durumunda kalıyorlar. Bu durumun farkında olan dükkân sahibi çiçekçiler ise çiçeğin ellerinde patlamasından korktukları için ne yazık ki bu güzelim çiçeği stantlarına çok fazla taşıyamıyorlar. Uzun boynu üzerindeki kocaman sarı çiçeğiyle Günebakan’ları sizde benim gibi çok seviyorsanız balkonunuzda ya da bahçenizde yetiştirmeyi deneyebilir, bu sayede Günebakan'ları vazoya taşımak yerine güzelliklerini daha uzun süre saksılarında seyredebilirsiniz.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de güzelliğinden çok yağ elde etmek için üretilen Günebakan’lar adından da tahmin edilebileceği gibi gün boyunca yüzlerini güneşe çevirip aşk tazelerler. Uzun yeşil gövdeleri ve çapı 5-20 santimetre olan iri çiçekleri vardır. Taç yapraklarının rengi uçuk sarı, altın sarısı, turuncu, kırmızı, göbekleriyse kahverengi, siyah ya da yeşildir. Kuraklığa dayanıklıdırlar, bu yüzden balkonda bakımları çok da zor değildir. Siz gene de kuraklığa dayanıklı olduğuna aldanmayın çünkü susuz kaldıklarında size küsüp boyunlarını bükeceklerdir.



Hemen hemen her türlü toprakla araları iyi olsa da derin, rutubetli, potasyum içeren organik maddelerce zengin topraklara daha büyük bir sevgiyle tutunurlar. Asitli topraktan nefret eden Günebakan’lar, topraktan besin almayı çok sevdikleri için tohumları çok sık ya da üst üste ekmemek gerekir. Toprak konusunda bu hususlara dikkat edip bir de ara sıra toprağını çapa yardımıyla karıştırıp havalandırırsanız kocaman altın sarısı çiçekleriyle size teşekkür edecektir.
Üretimi tahmin edileceği gibi çekirdekleri ile yapılır. Özellikle geç kalmamaya özen gösterip nisan ya da mayıs aylarında ekimini gerçekleştirebilirsiniz. Son zamanlarda mevsimlerin normal sıcaklıklarında ilerlememesi çiçeğinizin verimini düşürebilir çünkü Günebakan’lar ekildikleri toprağın ısısı, 8-10 derecenin altına düştüğü zamanlarda çekirdek verme açısından hayal kırıklığı yaratabilirler. Sizde çiçeğin tohumlarını alıp derin bir saksıya ya da bahçenize ekebilir, daha kolaya kaçıp hazır saksıda satılanlardan da alabilirsiniz.


*Günebakan'lar, kır düğünlerini sevenlerin, dekorasyon ve gelin buketlerinde en çok tercih ettikleri çiçekler arasındadır.

**Türkiye’de Ayçiçek yağı üretimi Marmara Bölgesinde yoğunluk gösterir.

*** Amsterdam seyahatimde Van Gogh’un müzesini gezme fırsatım olmuştu, çok sevdiğim bir arkadaşıma müzenin hediyelik eşya satan dükkânından yan tarafta gördüğünüz Günebakan’lardan almıştım. Kendisi her ne kadar büyütmeyi başaramasa da, benim gerçekten çok severek aldığım hediyelerin başında geliyor. Kendime almadığıma hala çok pişmanım. :( Amsterdam'a gitmeyi planlayan var mııııı?!

14.6.10

Meyve çekirdekleri çöp değildir!

,

Tema Vakfından Duyurulmuştur...

Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün.

Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…

Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.

Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan ya da dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.
En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet...
Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…

Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.

Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler...


27.4.10

Çiçekçi Kız – Ortanca (Hydrangea macrophylla)

,

Ortancalar, kümeler halinde açan rengârenk çiçekleri ve birbirinden güzel 30 kadar türüyle son yıllarda özellikle çiçek aranjmanlarında ve bahçe düzenlemelerinde en çok tercih edilen çiçektir. Her ne kadar bol güneş alan bir balkona sahip olduğum için aylarca kurutmadan yaşatmayı başaramasam da, her sene hevesime karşı koyamayıp mutlaka bir tane ediniyorum. Bu sene aldığım pembe ortancamı güneşten koruyarak büyütmeye kararlıyım ve seneye bana nasıl bir sürprizle geri döneceğini şimdiden merakla bekliyorum.

Sürpriz demişken Ortancaların bu şaşırtan özelliğini anlatarak başlamak daha doğru olacak. Anavatanı Asya’nın doğu ülkeleri olan ortancalar her sene toprağındaki asit oranına göre çiçeklerinde renk değişikliği gösterir. Yani PH değerine bağlı olarak bu yıl pembe açan çiçeğiniz, önümüzdeki yıl renk değiştirerek parlak mavi tomurcuklarıyla sizi şaşırtabilir. İşin güzel tarafı bu özelliği bahçenizde değişiklik yapmak için kendinizde yönlendirebilirsiniz. Örneğin; toprağa kireç katarak beyaz ve açık pembe, paslı demir, çivit ve şaplı su vererek mavi, tavuk ve güvercin gübresi katarak pembe, sulama suyuna sirke ekleyerek koyu pembe ve kırmızı renkli çiçekler elde edebilirsiniz. Başta da söylediğim gibi güneşle arası iyi olmayan Ortancalar, kuzeye bakan duvar diplerini ve gölge yerleri severler.


Bahçenizin kraliçesi Ortancaları iri iri çiçekler açması için özel hazırlayacağınız toprak karışımlarıyla şımartabilirsiniz. Özellikle dikim aşamasında kireçsiz, kumlu ve organik maddelerce zengin topraklara bayılacaktır.


Bakımı sardunya kadar kolay değildir, canınız her istediğinde Ortancanızı budamaya kalkarsanız kışın donmasına sebep olabilirsiniz. Sonbahar aylarında bitkinin çiçekleri tamamen solduktan sonra, seneye daha iri çiçek elde edebilmek için dallarının filiz vermesini bekleyip sonradan kurumuş çiçeklerini temizlemek gerekir. Bitki zaten kendi kendine kış aylarında yapraklarını dökecektir. Böyle durumlarda çiçeğim öldü diyerek atmamak, ilkbahar aylarında yeşermesini ve nisan-mayıs aylarında da tekrar çiçeklenmesini sabırla beklemek gerekir. Üretim, bitkinin yeni sürgünleri kullanılarak veya çelik yöntemiyle yapılır. Şubat ve ağustos ayları çelik için en uygun zamanlardır.

En az gölge kadar önemli bir diğer konu da sulamadır. Ortancalar susuz kaldıklarında hemen boyunlarını bükerler, özellikle çiçeklenme dönemlerinde çiçeğin susuz kalması tomurcuklarının açılma hevesini kıracaktır. Havanın sıcak olduğu aylarda bol su verilmeli kış aylarında da sadece kökleri ölmeyecek kadar sulanmalıdır.


• Sıcak ve kuru ortamlarda iyi bakılmadıkları takdirde yaprak bitleri başınıza dert açabilir.

• Köklendirmesi çok kolay olmayan Ortancaları eğer zorlanıyorsanız köklendirme tozlarıyla destekleyebilirsiniz.

***Haftaya konuğum bu ara her yerde karşıma çıkan ve ne yazık ki alan yetersizliği sebebiyle beni aşan :( Mor Salkım.

21.4.10

Çiçekçi Kız – Erguvan (Cercis siliquastrum)

,



Erguvan ağaçlarının morlu pembeli çiçeklerini açtığı bu aylarda doğanın eşsiz rengine hayran kalmamak imkânsız. Nisan ayının 2. haftası ile birlikte baharın müjdecisi Erguvanlar İstanbul boğazının en değerli mücevherleri olarak kendilerini göstermeye başladılar. Yalnızca bir ay süren çiçeklenme dönemleri boyunca hayatı ertelememenin ve keyifli bir boğaz turuna çıkmanın vaktidir bence.









Vatanı Güney Avrupa ve Batı Asya olan Erguvan ağaçları, ülkemizde özellikle Ege ve Marmara bölgesi olmak üzere kuzey Anadolu’nun Karadeniz kıyılarında ve Akdeniz Bölgesinin makiliklerinde yetişmektedir. Türkiye’de görülen Cercis siliquastrum (Akdeniz erguvanı) dışında, Cercis gigantea (Dev erguvan, Çin) ve Cercis mexicana (Meksika erguvanı) gibi pek çok türe sahiptir. 8-10 metre kadar boylanabilen Erguvanlar, tek gövdeli, böbrek şeklinde tüysüz yapraklı, 7-10 cm uzunluğunda fasulye biçiminde meyveleri (legümen) olan bir ağaç türüdür. Genellikle 15 nisan - 15 mayıs tarihleri arasında açan ve 3-8 tane tomurcuğu bir arada bulunan morlu pembeli çiçekleri Erguvanların bu kadar sevilmelerinin en önemli sebebidir. Havaların güzel olduğu bazı sonbahar aylarında çok nadir de olsa çiçeklenme görülebilir.


Akdeniz iklimini seven Erguvanlar, güneşi sevseler de yarı gölge ağacı olarak bilinirler. Kuru ve taze, killi-kireçli topraklarda ve özellikle güneye bakan yamaçlarda keyifle gelişirler. Her ne kadar budanmayı sevmeyen bir ağaç türü olsalar da çiçeklenme döneminden sonra gelişen tohumların daha sağlıklı olması için temizlenmesi ağacın bir sonraki çiçeklenme süreci için gereklidir. Tohumu oldukça bol olan Erguvan ağacı meyvesi sonbaharda olgunlaşır ve kış ayları boyunca ağaçta kalır. Kahverengi, fasulye görünümlü tohumları ilkbahar aylarında don tehlikesi olmayan yerlerde ekilerek ağacın üretimi yapılabilir. Tohumlar kabuk sertliğinden kaynaklanan sebeplerle doğal yollardan çimlenme konusunda başarısızlardır. Genellikle suda şişirilerek kabuğun esnetilmesi gerekir. Çelikle üretimi ise Temmuz ve Ağustos aylarında ağaçtan alınan yarı odunsu çeliklerle gerçekleştirilir. Erguvan ağaçlarının ilk çiçeklenme dönemleri dikimlerinden birkaç sene sonra gerçekleşir.


-Erguvanlar, -15 dereceye kadar dona direnebilen ağaçlardır.
-Tuzdan etkilenmezler bu sebeple sahil bahçelerine dikimleri uygundur.
-Yaprakları tıpta, meyveleri çikolata yapımında kullanılır.
-Farsça bir renk ismidir.
-Bizans'ta zenginliğin ve gücün simgesi olarak kabul edilen bu renk hükümdarlarının pelerinlerinde kullanılmıştır.
- Hıristiyanlığın önemli imgelerindendir.

-Yüzyıllar boyunca Bursa şehrinin simgesi olmuştur.
-Mor çiçekleriyle ünlü Erguvanların ender bulunan beyaz çiçekli türlerine İstanbul’da rastlamak mümkündür.
-Güçlü dalları baston yapımında kullanılır.

***Nazlı güzel Erguvan ağaçlarının seyrine doymak isteyenler, geç kalmadan İstanbul boğazını turlamaya başlamalılar. Avrupa yakasında Bebek ve Emirgan iskelelerinde, Anadolu yakasında ise Kandilli, Kanlıca ve Çubuklu iskelelerinde Erguvanları en güzel halleriyle fotoğraflamak mümkün.

Haftaya konuğum mavi, pembe ve beyaz renklerde top top çiçekleriyle dikkat çeken Ortancalar.

11.4.10

Çiçekçi kız - Sardunya (Pelargonium)

,

Merhabalarr,

Çok sevgili blog severler bir süre düşündükten sonra bana en çok yakışacak yazıların çiçekli böcekli olanlar olacağına karar verdim. Her hafta bir yeni yazı ekleyeceğim Çiçekçi Kız sayfalarında sizlere mevsiminin en güzel çiçekleri hakkında bilgiler vereceğim. Malum tohumdan çiçek yetiştirmeye geç kaldığımız bu aylarda bahçemizi/balkonumuzu ve tabi ki gönlümüzü süsleyebilmenin en kolay yolu fevkalade canlı saksı çiçekleri ve balkonda ya da bahçede büyütebileceğimiz sebze fideleri satın almak. Her hafta yeni bir bitkiyi konuk edeceğim bu bölüme bugün öğrencilik hayatımın vazgeçilmez kurtarıcısı Sardunya (Pelargonium) ile başlıyorum.


















Sardunya
, dört mevsim açan gösterişli çiçekleri ve kokulu yapraklarıyla benim balkonumun her daim en dikkat çeken çiçeğidir. Bir dal kırıp versene diyen komşulardan zilimi çalıp dal isteyen hiç tanımadığım teyzelere kadar herkesin sokakta sevgilisi oldular. Bakımı ve üretimi en kolay çiçeklerden olan sardunyalar, 3-5 TL’ye satın alacağınız bir saksıdan aylar sonra bahçe dolusu çiçek elde edebileceğiniz kadar cömerttirler. Babaannemin deyimiyle kırıp kırıp saksılara batırarak ekonomi yapmak ve rengârenk bir balkona sahip olmak sardunyalar sayesinde mümkün.


Vatanı Afrika olan bu bitkinin bir kısmı bodur, bir kısmı sarkıcı, kokulu-kokusuz, katmerli ve yalınkat çiçekli 200’den fazla türü vardır. İçinde bulunduğumuz Nisan ayı özellikle bitkiden alınan genç dallarla toprağa ekilerek üretimi yapılma açısından çok uygundur. Yaprak çürüntüsü, yanmış çiftlik gübresi ve killi toprağı çok sever. Güneş ışığında şımarıp çiçeklenen Sardunyalar, su konusuna gelindiğinde biraz hassaslaşırlar. Çiçeğin ömrü açışından önemli olan bazı noktaları bilmek gerekir:

· Özellikle Haziran-Temmuz-Ağustos gibi çiçeklenme aylarında fazla su verilmeyerek bol çiçeklenmesi sağlanmalıdır.

· Yaz aylarında özellikle fazla su vermek yaprakların sararmasına neden olur.

· Kışın don ve soğuktan etkilenmemesi için bitkiyi sarıp sarmalamaktansa güneş alan camekânlı bir bölmeye almak ve su oranını azaltmak daha doğru bir yöntemdir.

Haftada bir düzenli olarak kuruyan dalların ve çiçeklerin budanması genç yaprakların önünü açmak için gereklidir. Birçok çiçekli bitkinin aksine sardunyalarda böceklenme sorunuyla karşılaşma oranı da oldukça azdır. Kırmızı, beyaz, pembe ve somon gibi güzel renklere sahip sardunyaları İstanbul’da Eminönü’nden, seralardan ve Koçtaş gibi yapı marketlerden uygun fiyatlara satın alabilirsiniz.

Haftaya konuğum bir aylık ömürleriyle İstanbul Boğazı’nın gözdesi Erguvanlar.


 

BOLAHENK SOKAK Copyright © 2011 | Template design by O Pregador | Powered by Blogger Templates