24.4.10

Assia Wevill Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

,


Sylvia Plath ya da Ted Hughes'la ilişiği bulunmayanlar ya da aşağıda Sibel'in Sylvia yazısını okumayanlar için çok bir şey ifade etmiyor olabilir Assia Wevill ismi. Sylvia Plath ile gönül bağı kuranlar şu anda nefretle dişlerini sıkıyor olabilirler, Ted Hughes severlerin de yüreğine ufaktan bir yumru oturmuş olabilir. Her hikaye aslında çok taraflıdır, gözler ve zihin değiştikçe hikayenin de rengi aldan mora, pembeden siyaha döner klişesini sıkıca kucaklayıp, Assia Wevill gözlüklerimi takıyorum ve edebiyat dünyasının ismi-lazım-değil kadınını gözlerinizin önünde soyuyorum.

“Biz onu değil, o bizi buldu. Benim içimdeki hayalperest, onun içindeki hayalpereste aşık oldu.” diye tanımlıyor Ted Hughes Assia Wevill'i. O halde Ted Hughes'u Sylvia Plath'in elinden alıp, sonra kendi kızıyla birlikte canına kıyan, Ted Hughes'un adının önüne Poet Laureate dışında bir de “lanetli adam” sıfatını ekleten bu hayalperest gerçekten kimdi?

İlk gençliği Tel Aviv'de geçiyor. Yakın çevresi onu kabına sığamayan, deli dolu bir kadın olarak tanımlıyor. Nitekim, ilk kocası Çavuş John Steel'le de askerlerin gittiği bir klüpte tanışıyor. 1946'da Londra'ya, oradan da Kanada'ya taşınıyorlar. Assia Wevill Kanada'da British Columbia Üniversitesi'ne kabul ediliyor ve burada ikinci kocası ekonomist Richard Lipsey ile tanışıyor. Nitekim Wevill'in aşk hayatı burada da durulmuyor ve Londra'ya yaptığı bir gemi seyahatinde şair David Wevill'le tanışıyor ve Lipsey'i terk edip, üçüncü evliliğini yapıyor.

İş hayatında da boş durmuyor. Reklam yazarlığı yapmanın yanı sıra, esas adı-soyadı olan Assia Gutmann'ı kullanarak yazdığı şiirleri yayınlanıyor. İsrailli şair Yehuda Amiachi'nin de şiirlerini İngilizce'ye çeviriyor.

1961'de Sylvia Plath ve Ted Hughes'un evine komşu oluyor, Ted Hughes'la arasında başlayan çekim çok geçmeden gizli bir ilişkiye dönüşüyor. Sylvia Plath'ın intihar ettiği sırada ise, Hughes'un çocuğuna hamile. Bebeği aldırıyor, Hughes'la birlikteliğini sürdürüyor ve Plath ile Hughes'un çocukları Frieda ve Nicholas'a bakmaya başlıyor. 3 Mart 1965'te Alexandra Tatiana Elise'i ya da diğer adıyla Shura'yı doğuruyor. Fakat hala David Wevill'le evli olduğundan, kızının soyadı da Wevill olarak kayıtlara geçiyor.

Fakat Hughes-Wevill ilişkisi de bir şairler arası çatışmaya sahne oluyor. Hughes'un çevresi Wevill'in şiirleriyle ilgilenmiyor ve onu küçümsüyor. Plath'in hayaleti, ilişkilerinin peşini bırakmıyor. Wevill, Plath'den kalma eşyaları kullanıyor, tıpkı Plath gibi Hughes'un başarılarının gölgesinde bir hayat sürmeye başlıyor. Hayaletler ve gölgelerle sarılı hayatını 23 Mart 1969'da bitirmeden hemen önce, 4 yaşındaki kızı Shura'yı öldürüyor, uyku haplarını viskiyle bir bir içiyor ve gazı açıp kızının yanına kıvrılıyor.

Ted Hughes onun intiharını “önlenebilir” olarak tanımlıyor, Plath'inkini ise “önlenemez”. Wevill'ın yalnızlıktan korktuğu, tam da bu yüzden kocası David Wevill'dan boşanmaya cesaret edemediği söyleniyor. Kız kardeşi ve yakın çevresi onun nefes kesici güzelliğinden dem vuruyor, bir o kadar da yaşlanıp güzelliğini kaybetme korkusunun nefesini kestiğinden. Bebekleri sevmiyor, bebeklerini emziren kadınları görmeye dayanamıyor. Saf bedenin varlığı onu korkutuyor, belki de bu yüzden yaşlılığın düşüncesi karşısında titriyor. Mantığın düz yolları onun haritasından siliniyor, o mantıksızlığın yollarını kendisi çiziyor. Belki de bu yüzden ruhtan ruha, bedenden bedene, adamdan adama koşuyor. Assia Wevill bir hayal göçebesi. Ayakları yere basmayan, bu dünyayla tatmin olmayan bir ruh sürgünü. Kızını aldığı yere geri götürüşü de belki aynı tatminsizlikten ötürü. Dünya onu tatmin etmiyor. O dünyayı tatmin etmiyor. Sonundadünyaya düşmüş tüm göçebe ruhların geldiği yere doğru gidiyor. Ardında adının üzerinde koca bir kara leke bırakıyor, bir çift de söz:


"Burada bir mantıksızlık aşığı yatıyor, ve de bir sürgün..."

3 yorum to “Assia Wevill Olmanın Dayanılmaz Hafifliği”

  • 30.7.10

    Did you read the book about her? I really enjoyed it. I was surprised to learn that she had such an advanced position in an advertising company. It was hard for women at that time in those jobs. She also helped Ted Hughes translate a book of poetry. I think she did a terrible thing to Sylvia Plath, but it was a good book. I was also surprised to learn that she had lived in my area at one time.

  • 31.7.10

    Yeah, I guess it proves that every story has two sides (in this case, 3 sides of course). I haven't wholly read the book, just read certain parts. But it seemed like a good one to me, especially because, as far as I know, it is the only one that tells Asia Wevill's story objectively.

  • 17.2.12
    Leyli says:

    Bir enkazın gölgesinde Assia Wevill olmak..

 

BOLAHENK SOKAK Copyright © 2011 | Template design by O Pregador | Powered by Blogger Templates