sarıkız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sarıkız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.9.10

saçları yağlandırmayan bakım ürünleri gerçekten var mı?

,

cildimin ve saçlarımın yağlılığından sürekli şikayet ettiğimden daha önce bahsetmiştim. cilt için durumu kurtarmak biraz daha kolay gibi gözüküyor. cildinizi düzgünce temizlemek, yağlanmayı kontrol altına alan primerler kullanmak ya da en basiti burnunuzu pudralamak kısa veya uzun süreli çareler olabiliyor. saçlardaysa durum farklı. eğer durumunuz benimki gibiyse, ne kadar sık yıkarsanız o kadar çabuk yağlanma eğilimi göstermesi bir yana, saçınıza ne sürerseniz (saç kremi, şekillendiriciler vs) bunu yağ olarak geri kusuyor. bu nedenle saçınızı yağlandırmayan yan ürünler bulmak zorlaşıyor. bu yazımda sıklıkla kullandığım ve bende herhangi bir yağlanmaya yol açmayan birkaç üründen bahsedeceğim.


birincisi, avon'un kırık saç uçlarını onaran serumu. yanılmıyorsam advance techniques serisi yakın zamanda yenilendi, o yüzden bu "dry ends serum"un satışı devam ediyor mu bilmiyorum ama bulabilirseniz almanızı kesinlikle öneririm. bu serum daha ilk kullanımdan saçları yumuşacık yapıyor. ayrıca bana gerçekten saçlarımın kırılmasına da engel oluyormuş gibi geliyor. benim saçlarım yavaş uzar, o yüzden uzatmaya çalışırken uçlardan kestirmezsem ortaya feci bir görüntü çıkabiliyor. ancak saçlarımı epeydir kestirmeme rağmen uçlarının gayet sağlıklı durumda olduğunu söyleyebilirim.
ben duştan sonra saçlarım ıslakken bir fıs elime sıkıp saçlarımın uçlarına dağıtıyorum, ardından da kurutuyorum. sonuçta yumuşak ve kırılmayan saçlara kavuşuyorum! fiyatı da oldukça uygun, ben indirimden 7 tl'ye almıştım.


avon advance techniques dry serum'la dönüşümlü olarak sarıkız'ın spreyini de kullanıyorum. daha önce sarıkız'ın nemlendiricisinden memnun olduğumdan da bahsetmiştim, saç spreyi de bence gayet başarılı. duştan sonra kullanırsanız saçlarınız daha kolay açılıyor, daha kolay şekil alıyor. sarıkız'ın da avon gibi bir serumu ve saç spreyi var, ben denemedim ama annem ikisini de severek kullanıyor. fiyatlarını tam olarak bilmiyorum ancak pahalı olmadıklarını biliyorum.


üçüncüsü ise her sephora ziyaretinde üçer beşer aldığım, her çantamda birer tane yedeklediğim, bir gün sephora üretimden kaldırırsa ne yapacağımı bilemediğim kuru şampuanım. diyelim sabah evden çıkıp işe gittiniz, iş çıkışı arkadaşlarınızla buluştunuz ve akşam birinin evinde kaldınız, ertesi gün de işe gideceksiniz ama saçlarınız temiz değil. hemen sephora express dry shampoo'nuzu saçınıza sıkıyorsunuz, saçınızda kuru şampuanın beyaz, pudramsı izleri kalıyor, temiz bir havluyla bu izleri de kolaylıkla siliyorsunuz ve saçlarınız tertemiz gözüküyor! gerçekten sihir gibi bir şey, eğer çabuk yağlanan saçlarınız varsa sizin için hayat kurtarıcı bir ürün olabilir. üstelik tamamen kuru olduğu için saçınızın şeklini de bozmuyor. resimde gördüğünüz küçük boyu 13 tl, bunu ben yaklaşık 20 kez kullanabiliyorum. sephora'nın kuru şampuanının bir de 20-25 tl'lik büyük boyu var ama ben onu kullanamadım. küçük boyun aksine saçlarımı hiç temiz göstermedi, zaten içindekileri kıyasladığımda da küçük boydan farklı olduğunu gördüm. yani siyah renkli büyük boyunu önermiyorum, ancak beyaz renkli küçük boyu kesinlikle öneriyorum.

21.5.10

yağlı ciltler için cilt bakımı önerileri

,
hepimizin çok yoğun olduğu şu günlerde, blogu boş bırakmamak adına kolları sıvadım ve mesai saatleri içinde bu yazıyı yazmaya karar verdim.

cildimin ve saçlarımın yağlılığından ne kadar çektiğimi yakınımda olan herkes bilir. gün ortasında parlayan bir burun, pörtleyen sivilceler ve siyah noktalar lise yıllarından itibaren yakamı bırakmıyordu, ta ki roacuttane kullanana kadar. bu ilaç hakkında çok ayrıntılı bir şey yazmayacağım, çünkü doktor kontrolünde uygulanması gereken bir tedavi hakkında kimseyi yanlış yönlendirmek istemem. yalnız şu anki cilt bakımı rutinimi roacuttane kullandığım dönemde edindiğimi belirteyim. ondan önce cildimi bu kadar düzenli temizlemediğimi, mütemadiyen makyajlı uyuduğumu da itiraf edeyim. yaklaşık 2,5 yıldır her sabah ve akşam cildimi düzgünce temizlemeye özen gösteriyorum. ilaç tedavisiyle birlikte siyah nokta ve sivilceden neredeyse tamamen kurtuldum, ancak geniş gözenek ve parlama problemi devam ediyor. mevcut cilt bakım rutinimi bu problemleri minimize etmek açısından başarılı bulduğum için burada da paylaşmak istedim.

bahsedeceklerimin bana iyi gelen ürünler olduğunu, yazdıklarımın kişisel görüşlerimi içerdiğini, herkesin cildinin farklı olduğunu ve her ürünün farklı insanlarda farklı sonuçlar doğurabileceğini hatırlatayım. çok uzatmadan da ürünlere geçeyim:


avéne cleanance temizleme jelini dermatoloğumun tavsiyesiyle kullanmaya başladım. şu an 2buçukuncu şişemdeyim (bir tane bitirdim, yarım şişe de annemin evinde var). bence süper temizliyor, sivilce ve siyah nokta oluşumunu önlüyor, yağlanmayı geciktiriyor. sabun içermediği için çok fazla köpürmüyor, kokusu da yok. birçok eczanede bulabilirsiniz, fiyatı sanırım 32 tl. dermo-kozmetik kategorisinde avéne’e denk düşen bir marka olan la roche posay'i de birçok kişi severek kullanıyor. avéne ve la roche posay ile ilgili karşılaştırmalı süper-düper yazılar için gizemel’in bloguna bakabilirsiniz. ben la roche posay effaclar’ın deneme boyunu kullandım ama bana çok iyi gelmedi, dediğim gibi yorumlar kişiden kişiye değişebilir.

tonik olarak birçok blogda görebileceğiniz the body shop’un seaweed serisinin toniğini kullanıyorum. aslında tea tree oil serisinin kullandığım sırada suratımda çıkan devasa sivilcelerden sonra tbs’nin cilt bakım ürünlerini bir daha kullanmamaya yemin etmiştim. ancak bloglardaki olumlu yorumları okuyunca serinin nemlendiricisini (matlaştırıcı gündüz kremi) ve kil maskesini aldım, nemlendiriciden memnun kalınca birkaç gün sonra gidip gözenek sıkılaştırıcı jelini (pore perfector) ve toniğini de aldım. gözenek sıkılaştırıcı jel bence tamamen etkisiz eleman, hiçbir işe yaramıyor. clinique’in pore minimizer instant perfector’ının yanından bile geçemez (başka bir yazıda bundan da bahsedeceğim). kil maskesinden en başta memnundum, sonraları biraz iritasyon yaptı, yüzümü yakmaya başladı, ben de onu bırakıp lush’ın maskelerine geçtim (maske yazımda bu bahsettiklerime yer vereceğim). nemlendiricisini yakın zamana kadar kullanıyordum ve memnundum, gerçi son derece hafif olsa da iddia ettiği gibi bir matlaştırıcı etkisini görmedim. benim yüzüm her koşulda parlıyor ama bu nemlendiriciyi kullanınca bu parlama biraz daha geç yaşanıyor, o yüzden severek kullanıyordum ancak yaz için daha hafif bir ürün kullanmaya karar verdim.

seaweed serisinin ürünlerini the body shop’un 2 al 1 öde dönemlerinde alırsanız her bir ürün yaklaşık 15-16 tl’ye geliyor, indirimsiz halleri 33 tl civarında. bence indirime denk getirmek en mantıklısı, tonikte ilk iki şişemi 2 al 1 öde dönemlerine denk getirmiştim, üçüncü şişeyi de birkaç gün önce 19 mayıs indiriminden aldım (bu kampanya 23 mayıs’a kadar devam ediyor). yani sık sık indirime giren bir seri bu.

şu an kullandığım nemlendirici
sarıkız’ın doğal madensuyu spreyi (bendeki bu fotoğraftakinden biraz daha küçük). bu sprey aslında insanların gün içinde kuruluk hissettiklerinde yüzlerine fısfıslatmaları için üretilmiş bir şey sanırım. the body shop’un e vitamini serisinde ve la roche posay’de buna benzer ürünler bulunuyor.
ben bunu bildiğiniz temizleyici-tonik-nemlendirici düzeninin üçüncü adımı olarak kullanıyorum, cildim zaten yağlı olduğu için bana yetiyor. cildi gerçekten yağlı olmayanlar bu şekilde kullanırlarsa bence yeterli olmayacaktır, ancak bahsettiğim gibi “çantaya at çık-yüzünü nemlendirme ihtiyacı hissettiğinde sık” şeklinde kullanabilirler. ben inanılmaz memnunum çünkü çok hafif olduğu için yüzümü hiç parlatmıyor ve cildime iyi geldiğini hissediyorum. belli dönemlerde tek tük de olsa çıkan ufak sivilcelerim sarıkız’ın maden suyu spreyini kullanmaya başladığımdan beri ortalarda yok, tahtalara vuralım. bana annem aldığı için fiyatından emin değilim ama çok uygun olduğunu biliyorum, birçok parfümeride de bulabilirsiniz. Bu arada sarıkız’ın saç spreyleri, saç serumları filan da var, onlardan da bahsedeceğim daha sonra.


göz çevresi için de yine the body shop’ın c vitamini serisinin eye reviver’ini kullanıyorum. bence herhangi bir artısı veya eksisi olmayan bir göz kremi. gözlerdeki yorgunluğu silip canlandırma gibi bir iddiası var, bende böyle bir etkisi olmadı. bir faydasını veya zararını görmedim, bitene kadar kullanacağım. fiyatı 30 tl civarıydı. yine indirim döneminde alırsanız yarı fiyatına denk getirebilirsiniz.


dudak nemlendiricisi olarak gündüz watsons’ın magic lip balm’ını kullanıyorum. nemlendirmesi şahane, güneş koruması var (spf 25), hem de dudağınıza sürdükten sonra pembeleşiyor. bende nivea’nın balmumundan bozma nemlendiricileri bile renksiz duruyordu ama bu hafif ve doğal bir pembelik veriyor. bolahenk sokağın tüm bayan yazarları da bu dudak nemlendiricisi kullanıyor bu arada :) akşam da ya vazelin sürüyorum, ya da sebamed lip defense’ini kullanıyorum. sebamed sanki watsons’ınki kadar nemlendirmiyor. yine de hafif bir nemlendirme isteyenler eczanelerden 3-4 tl gibi bir fiyata satın alabilirler.

önümüzdeki günlerde hem yağlı ciltler için kullanabileceğiniz maskelerden hem de yağlı saçlar için kullanabileceğiniz birkaç üründen bahsedeceğim
.
 

BOLAHENK SOKAK Copyright © 2011 | Template design by O Pregador | Powered by Blogger Templates