tanıtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tanıtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.9.10

Sonsuza Dek Mutlu Yaşadılar

,
Bir varmış, bir yokmuş hikayelerinin en popülerleri hala Disney tekelinde "Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar" temennisiyle noktalandırılsa da, fotoğrafçı Dina Goldstein, çağdaş bir kader biçiyor masal prenseslerine. Irak'ta süregelen savaştan, günümüz kadınlarının estetik endişelerine, kanserden alkol bağımlılığına kadar masal prenseslerinin portrelerini, Fallen Princesses adlı mini projesinde, 21. yüzyıl olasılıklarına dayanarak yeniden çiziyor.





Projeyle ilgilenenler ve daha fazlasını görmek isteyenler için: http://www.fallenprincesses.com/

4.9.10

KAKA : "İsmi Lazım Değil"in Doğal Tarihi

,


Tabiri caizse "eşek kadar" olmama rağmen hala çocuk kitaplarından vazgeçebilmiş değilim, özellikle de illüstrasyon ağırlıklı olanlarından. Blogumuzun ucucaparklar mahlasıyla tanıdığı Egem Atik'in Türkçe'ye kazandırdığı, yukarıda da ön ve arka kapağını gördüğünüz Nicola Davies'in Poo: A Natural History of the Unmentionable da en başından beri malum konusu ve adı dolayısıyla beni çok güldürmüş ve meraklandırmıştı. Sonunda bu alışılmışın dışındaki çocuk kitabı Kaka: "İsmi Lazım Değil"in Doğal Tarihi ismiyle bu ay içinde Can Çocuk'un Meraklı Kitaplar serisinden çıkıyor.
20li yaşlardaki çoğunluk gibi benim de çocuk kitabı deyince aklıma ilk gelenler (ve de en sevdiklerim) Pıtırcık serisi, Küçük Prens, Charlie'nin Çikolata Fabrikası gibi isimler, yani hayal gücü sınırsız, afacan ve tabi ki metinleriyle olduğu kadar resimlendirmeleriyle de öne çıkan klasikler. 8-11 yaş grubu için düşünülmüş Kaka, henüz bir klasik değil ama adı ve konusu ile çok orijinal ve illüstrasyonları da resimlerden sizin de görebileceğiniz gibi şahane :)

Kaka: "İsmi Lazım Değil"in Doğal Tarihi
, kaka hakkında bilgi verme ağırlıklı bir doğa-çevre kitabı, yani kurgu değil ve bir kitapta şimdiye kadar gördüğünüz en istem-dışı komik olan "Cıvık Cıvık Mı Lop Lop Mu?", "Gökkuşağı Kakalar" gibi bazı alt başlıklardan oluşuyor. Bu komik durum kitabın komedi odaklı olduğunu düşündürmesin, tam tersine Kaka okuyacağınız en bilgi ağırlıklı çocuk kitaplarından biri. Hayvanlar ve doğa arasındaki ilişkiyi, besin zincirini, vahşi doğayı ve en önemlisi geri dönüşüm kavramını ne çok öğretici ne de çok eğlenceli bir dille anlatıyor. Konusundan sonra en çok destek aldığı tarafı da seçtiği dili zaten. Dilinin sadeliği ve yine özgün kelime oyunları ve şakalarıyla normal şartlar altında National Geographic'te okuyacağınız konuları size ciddi bir şeyden bahsettiğini çaktırmadan işliyor. Hedeflediği yaş grubu itibariyle de en büyük başarısı ve albenisi de bence bu olacaktır. Çocuklarına, eş dost akraba çocuklarına eğlenceli ve öğretici kitap arayanlar, yeni jenerasyona "cool" gözükmek isteyenler, Kaka: "İsmi Lazım Değil"in Doğal Tarihi'ni es geçmesinler, ismi Kaka olan bir kitabı hediye ettiğiniz çocuğun gözünde eminim ki yeriniz bir başka olacaktır :)

30.8.10

Ege ve Ayvalık’ta Kış Hazırlıkları

,
Her sene bu aylarda bizim ailenin kadınları kendilerini kış hazırlıklarına adarlar. Barbunyalar, bamyalar, bezelyeler ayıklanıp paketlenir, pazardan torba torba alınan kıpkırmızı domateslerden salçalar hazırlanır, çilek ve vişne reçelleri, kayısı ve erik marmelatlarının en güzelleri yapılıp raflarda eksilen stoklarının ardında yerlerini alırlar. Pastırma yapımı babama, tarhana, mantı ve erişte yapımı gibi daha zorlu hazırlıklar aile büyüklerine aittir. Ben ise bu seneye kadar hep işin kolayına kaçıp sivribiber, patlıcan, nane kurutma görevlerini üstleniyordum. :)





Bu sene kendimi biraz daha geliştirmeye ve kendi reçellerimi yapmaya karar verdim. Bu iş için bana her sorumu cevaplayabilecek ve anneme telefon açmadan salçadan yoğurt yapımına kadar her konuda rehberlik edebilecek bir kitap gerekliydi. Paşabahçe’de kendimi kaybettiğim bir günde Arzu ve Erkan Acurol’un hazırladığı, ‘Ege ve Ayvalık’ta Kış Hazırlıkları’ adlı kitap ile karşılaştım. Kitabın sayfa tasarımları, düzenlemesi, anlatımı ve özellikle Arzu hanım tarafından çekilen görselleri çok başarılı. Zaten elinize alır almaz öncelikle her tarifin resimlendiğini görüyorsunuz ve bu size hazırladığınız tariflerin sonuçlarını gözünüzde canlandırma fırsatı sunuyor.

Ege ve Ayvalık’ta Kış Hazırlıkları, sadece bir tarif kitabı olarak düşünülmemeli, kitabın yazarı Erkan Acurol bize aslında yaza ait en lezzetli sebze ve meyveleri kış aylarına nasıl saklayabileceğimizi ve hangi şekillerde sağlıkla tüketebileceğimizi anlatıyor. Sağlıklı beslenmenin altın kuralı, mevsiminde yeme alışkanlığını Akdeniz mutfağının önde gelen lezzetleri ile birleştirerek sofralarımıza ve benim özellikle Pazar kahvaltılarıma lezzet katıyor.

Kitapta ayrıca Aşure geleneğimiz ve tarifi hakkında aradığınız her şeyi, en eski Türk içeceklerinden Boza’yı ve anneannemi bile kıskandıracak Kayseri mantısı tarifini bulabilirsiniz.
İnkılap Kitapevi, 25 TL (D&R fiyatı)

Kitapta bulunan konu başlıkları:

  • Tarhana yapımı ve çeşitleri
  • Konserve yapımı ve çeşitleri
  • Sebzelerin kurutulması
  • Meyvelerin kurutulması
  • Zeytin ile yapılan özel tat tarifleri
  • Turşu yapımı ve çeşitleri
  • Salça yapımı ve çeşitleri
  • Gün kurusu domates yapımı
  • Salamura yaprak yapımı
  • Pestil yapımı
  • Pekmez yapımı
  • Sirke yapımı
  • Süt ürünleri ve çeşitleri yapımı
  • Et ve balık ürünleri ile yapılan kış hazırlıkları
  • Evde mantı, makarna ve erişte yapımı
  • Reçel yapımı
  • Marmelat yapımı
  • Boza yapımı
  • Aşure yapımı
  • Evde likör yapımı
Sakızlı Elma Reçeli

Malzemeler
2 kg golden elma
1,5 kg şeker
3 bardak su
1 adet limon
1 parça damla sakızı

Hazırlanışı
Reçel yaparken mutlaka tahta kaşık kullanın. Su ile şekeri geniş bir tencerede kısık ateşte kaynamaya bırakın. Bu arada elmaların kabuklarını soyun. Rendenin iri kısmıyla rendeleyin ya da küp küp doğrayın. Bu işlemleri yaparken hızlı davranın ki elmalar kararmasın. Şerbet kaynadığı zaman elmaları içine atın. Çok küçük bir parça damla sakızını havanda dövün. (Fazla damla sakızı koyarsanız tadı acı olur). Reçel kıvamına gelip ağdalaşmaya başladığında limon suyunu ekleyin. Ateşten almadan önce toz haline getirilmiş damla sakızını ilave edin. Soğumadan kavanozlara doldurun. Bir gece kapağı açık olarak bekletin. Sabah kapağını sıkıca kapatın.

***Reçel tarifi ‘Ege ve Ayvalık’ta Kış Hazırlıkları’ adlı kitaptan alınmıştır. İsimli fotoğraflar Arzu Acurola diğerleri bizim buzdolabına aittir. Daha fazla tarif için yesilmutfak.blogcu.com'u da takip edebilirsiniz.

20.7.10

Metro 2033 Romanı Türkiye'de!

,

Bilgisayar oyunu insanı değilim, hiç de olmadım. Sims'in çeşitli varyasyonları dışında da herhangi bir oyuna elimin gittiğini pek hatırlamıyorum. Lakin oyun seven pek çok tanıdıktan kulağıma çalınan oyunlar da yok değil tabii ki. World Of Warcraft bunun başında gelenlerden tabii ki. Asassin's Creed de bir diğeri... Bu oyunları neredeyse hastalık halinde oynayan dostlarımdan bildiğim kadarıyla da, ne zaman bu oyunlarla ilgili bir video, yazı, trailer vs. bir şeye denk gelseler, bir süre onlar için dünya bundan ibaret oluyor.

İşte bu yazı da "duyanlar duymayanlara anlatsın" hevesiyle yazılmış, bir kitap duyurusu! Kulağıma sağdan soldan çalınan nadir oyunlardan bir tanesi de Metro 2033.


Aslen bir kitaba dayandırılarak yaratılmış bu oyunun Dimitry Glukhovsky imzalı kitabı da nihayet Türkçe olarak Gürer Yayınları tarafından basıldı. Oyunu oynamadım ama bir sürü insanın oyunu en az iki üç kez bitirdiğini ve oyunun bir sürü hayranı olduğunu biliyorum. PC ve XBOX için aynı adla Mart 2010'da piyasaya sürülen oyunun kitabı Türkçe'ye yeni basılmış olsa da, yurt dışında büyük olay yaratmış, memleketi Rusya'da 1 milyon satmış, ve toplamda 25 dile çevrilmiş.

Konusu, tahmin edilebileceği üzere oyunla aynı. Olay mahali dünyanın en büyük nükleer sığınaklarından biri olan Rusya metrosu. Şöyle ki:

"Yıl 2033....Nükleer savaş sonrası enkaz haline gelen dünyada insan soyu neredeyse tükenmiş ve radyasyon yüzünden kentler neredeyse yaşanmaz bir halde. Hayatta kalan bir kaç bin kişi yer altına, dünyanın en büyük nükleer sığınağı olan Moskova Metrosu'na sığınıyor. İstasyon mini devletlere bölünmüş. Tek bir amaç var, o da ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak. Genç Artyom'a yaklaşmakta olan karanlık tehlikeye karşı halkı uyarması için Metro'nun kalbi, "Polis" istasyonuna gitme görevi verilir. Metro'nun belki de tüm insanlığın kaderi Artyom'un elindedir artık....."

Gürer Yayınları'ndan çıkan Türkçe baskısının içinde renkli Moskova metrosu haritaları da yer alıyor. D&R gibi büyük kitap marketlerde bulabilirsiniz. Tüm oyun hayranlarına iyi okumalar!!!

Yazar: Dimitry Glukhovsky
Çeviri: Deniz Banoğlu
Çıkış Tarihi: Mayıs 2010
Sayfa Sayısı: 568
Fiyatı: 25.00 TL








 

BOLAHENK SOKAK Copyright © 2011 | Template design by O Pregador | Powered by Blogger Templates