31.7.10

Jack Kevorkian'ı Tanıyor Musunuz?

,

You Don't Know Jack, muhtemelen ülkemiz coğrafyasında gösterime girmeyecek ama dünya sineması ve tabii, özellikle Hollywood takip edenlerimizin gözüne kulağına çalınacak yeni filmlerden biri. Sinemaya girmeyecek olduğunu özellikle düşünmemin sebebi, filmin sinema için değil, HBO için hazırlanan bir televizyon filmi olması. HBO'nun "It's not TV" (HBO Türk kanalı olsaydı, "Bir televizyon kanalından çok daha fazlası" olarak dilimize uyarlanabilirdi), sloganına rağmen, ne yazık ki, HBO hala bir TV kanalı ve dolayısıyla onun yapımında gerçekleştirilmiş bir film olan You Don't Know Jack de, sapına kadar bir televizyon filmi.

Barry Levinson yönetmenliğinde çekilen filmde Al Pacino başrolü götürüyor. Al Pacino'nun göz dolduran performansını destekleyen yine onun kadar mükemmel isimler ise, John Goodman, Danny Huston, James Urbaniak, Susan Sarandon ve muhteşem performansıyla kendisine şapka çıkarttıran Brenda Vaccaro. Filmin müzikleri ise, benim Remember Me ile tanıyıp sevdiğim, Marcelo Zabros'a ait.

Dünya basınında Doktor Ölüm olarak anılan Dr. Jack Kevorkian'ın hikayesini izlediğimiz filmin iddiası, doktorun hikayesinin ardında basın ve medyanın gösterdiğinden daha fazlası olduğu. Filmin adının You Don't Know Jack olmasının temel sebebi de bu. Kevorkian bir doktor ama alışılageldiği üzere, hayat kurtarmaya çalışan bir doktor değil, aksine çözümü olmayan ve acı çeken hastalara ötanazi uygulayan bir doktor. Bir çeşit intihar doktoru diyebiliriz... Ya da Azrail'in tıp diplomalı versiyonu. Film iddia ettiği gibi, Kevorkian'ın etrafındaki insanları, gerçekte nasıl yaşadığını ve kimlerle yaşadığını gözler önüne seriyor. Kısaca şöyle söylüyor: Haberlerde gördüğünüz her şeye inanmayın.
Filmin kadrosu a'da z'ye şahane, konusu da çarpıcı olunca filmden beklentiler de tavan yapıyor. Özellikle de bu sene 15 dalda Emmy'e aday olduğu göz önüne alınınca, büyük bir heyecanla ekran başına geçiliyor.

Fakaat... Senaryo yazarı Adam Mazer, doktora objektif yaklaşmak için elinden geleni yapmış. Film boyunca, iyi-kötü tek bir yargı bile gözünüze çarpmıyor. Böyle hassas bir konu, bir belgesel tadında ele alınıyor. İşte bu da filmin bir "televizyon filmi" olduğunu sonuna kadar hissettiriyor. Fakat ne yazık ki konu, "Etliye sütlüye dokunmayalım" şeklinde ele alınabilecek bir konu olmadığı için, film son derece yüzeysel kalıyor, Al Pacino'nun takdire değer oyunculuğu bile filmi mükemmel kılmaya yetmiyor.

Sonuçta filmi duygudan arınmış robotlar gibi izliyor, Kevorkian'a karşı iyi-kötü herhangi bir duygu geliştiremiyorsunuz. Bu da hevesinizin kursağınızda kalmasına sebep oluyor. Jack Kevorkian'ın intihirlarına yardım ettiği onlarca hasta, doktorun bu ölümlere verdiği tepki... Tüm bunlar şöyle bir dokundurulup geçilerek gösteriliyor. Filmin ağırlıklı meselesi doktorun görsel medyaya ve yazılı basına yansıma biçimine rağmen, aslında arka planda çok başka duyguların ve olayların olduğu... Fakat film bittikten sonra "İyi de Jack'i hala tanımıyorum ben." demeden edemiyorsunuz. Filmin belgesel objektifliği, herhangi bir derinliğe varmasına engel oluyor. Ne yazık ki Al Pacino'nun oyunculuğu da, durumu kurtarmaya yetmiyor.


Kısaca, bu filmi izlemeden önce beklentilerinizi bir çeşit Hallmark televizyon filmi izleme beklentisine indirmeniz gerekiyor. Kabul ediyorum ki, böyle bir konuyu subjektif görüşlerle ele almak oldukça tehlikeli olabilirdi. Fakat yine de ötanazi meselesini, Jack Kevorkian gibi bir adamın hikayesini, yüzde yüz objektiviteyle ele almanın da hikayenin kendisine haksızlık olduğu görüşündeyim. Mesele bu kadar riskliyse, o halde belki de en doğrusu iyi araştırılmış bir belgesel çekmekti, dokundurup geçen bir film değil.

Yine de Al Pacino, Susan Sarandon gibi isimlerin dev performansları için izlemeye değer bir film. Lakin filmi izlemeden önce Jack'i ne kadar tanımıyorsanız, filmi izledikten sonra da o kadar tanımayacağınızı garanti edebilirim.

2 yorum to “Jack Kevorkian'ı Tanıyor Musunuz?”

  • 31.7.10
    Adsız says:

    Güzel yorum için teşekkürler. Yazılanlara katılıyorum ve şunu ilave etmek istiyorum. Ölmek isteyen insanlar söz konusu ancak onların iç dünyası ile ilgili hiçbir ipucu yok.İnsanlar ölmeyi hak etmiş birer obje sanki. Bu konudan çok derin bir film çıkabilirdi. Meselenin adli boyutu ile ilgilenilmiş fakat o bile yeterli derinlikte değil. Bu filmde ödüle layik tek bir şey varsa o da Al Pacino'nun müthiş oyunculuğudur bence.

  • 18.1.11
    lalbilgin says:

    filmi seyretmedim.... ama sade ve akıcı dille, mütevazı ve objektif bakış açısınızla anlatımınız için çok teşekkür ederim.... En kısa zamanda seyredeceğim....

 

BOLAHENK SOKAK Copyright © 2011 | Template design by O Pregador | Powered by Blogger Templates